Şebinkarahisar'ın Geleceği Çiftçiliktedir

8 Ekim 2011 tarihinde www.sebinmedya.com'da yayınlanmıştır.

8 Ekim 2011 tarihinde www.sebinmedya.com 'da yayınlanmıştır.

 

Dünya Bankası'nın verilerine göre, 1960 yılında 3 milyar olan dünya nüfusu, 2009 yılında 7 milyara yaklaştı. Doyurulacak boğaz sayısı 50 yılda iki kattan fazla arttı.

 

Endüstriyel tarım yapan ülkelerin toprakları, suni gübre ve ilaçlar nedeniyle çoktan kirlendi ve artık eskisi kadar verimli değiller.

 

Bütün dünya iklim değişiklikleri yaşıyor ve bu iklim değişiklikleri neticesinde oluşan kuraklık ve seller, tarım üretimine büyük zarar veriyor.

 

Petrol kaynaklarının azalması ve fiyatının artması, bioyakıta yönelimi artırdı. Dolayısıyla, gıda için ekim yapılan alanlara, bioyakıt için ekim yapılmaya başlanmasıyla, gıda üretimi azaldı.

 

Dünya Gıda Örgütü, önümüzdeki yıllarda, gıda fiyatlarının sürekli yükseleceği uyarısında bulunuyor.Pirinç, buğday, baklagiller gibi temel gıda maddeleri, petrol, doğalgaz gibi enerji kaynaklarından daha stratejik hale gelmeye başladı.

 

Sözün özü, tarım ve hayvancılık, önümüzdeki yıllarda iyi para kazandıracak ve biz, gelecek planlamamızda, tarımı da göz önünde bulundurmalıyız.Tarım ve hayvancılık sadece Şebinkarahisar'ın değil, tüm ülkemizin geleceğinde önemli bir yer tutacak.Terör ve göç gibi nedenlerle ülke tarım topraklarımızın ciddi bir kısmı, bugün boş duruyor.Modern üretim tekniklerinin kullanılamaması, çiftçilerimizin örgütlenememesi, hatalı üretim planlaması gibi nedenlerle, verimli üretim yapamıyoruz.Yani, elimizde neredeyse bütün dünyayı besleyebilecek tarım toprağı mevcut ve biz bu toprakları kullanmayı başarmalıyız.

 

Tarım topraklarımızın kirlenmesine ve bozulmasına izin vermeden, her metrekare toprağımızı verimli kullanarak, bütün dünya için gıda üretim yapabiliriz.

 

 

Şebinkarahisar için ise, bu fırsat çok daha büyük. Çünkü topraklarımızın büyük kısmı uzun zamandır kullanılmıyor. Dinlenmiş, gübre ve ilaçla kirlenmemiş durumda. Hatta en son kara sabanla ekilmiş, traktörü tanımayan tarlalarımız var. Doğrudan organik tarım yapılabilecek topraklara sahibiz.

 

Biliyorum, mazot ve gübre fiyatlarının yüksekliğini öne sürenler, satın almanın yetiştirmeden daha ucuza geldiğini, göç nedeniyle memlekette çiftçilik yapacak adam kalmadığı, tütünün bitirildiğini, hayvancılık teşvikleri konusunda ayrımcılık yapıldığını söyleyenler olacaktır. 

 

"Ne tarımı, fabrika kurulmalı, fabrika" diyenler de mutlaka çıkacaktır.

 

Ben, hep birlikte, bu konuyu tartışalım istiyorum. Vilayetlik gündeminin bizi ittiği tembelliği üzerimizden atarak, başka bir konu üzerinde fikir üretelim.Göndereceğiniz e-postalar üzerinden konuyu tartışmaya devam edeceğim.

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük