Ülkücüler için de daha demokratik bir Türkiye

18 Mart 2013 tarihinde www.gazete5.com'da yayınlanmıştır.

4 Nisan 2012 tarihinde, Giresun Şebinkarahisar’da Rahmetli Başbuğu anmak için bir etkinlik düzenlenir.

4 Nisan akşamı bir düğün salonunda düzenlenen etkinlikten sonra, katılımcılar hep birlikte şehir merkezine giden yola çıkarlar. Zaten etkinliğin düzenlendiği salondan şehir merkezine giden bir tek yol vardır. Şehir meydanı ile etkinliğin yapıldığı salonun arası da hani öyle 3-5 kilometre falan değil, bilemediniz 100-150 metredir.

Rahmetli Başbuğ’un hayatının anlatıldığı, duaların okunduğu etkinlikte duygulanan gençler, bu 100 metrelik yol boyunca Tekbir getirerek şehir meydanına ulaşırlar. Tarihi çeşmenin yanında İstiklal Marşı’nı okuduktan sonra da sessizce dağılırlar.

100 metrelik yol boyunca herhangi bir taşkınlık yapmışlar mıdır? Hayır.

İşyerlerine saldırıp yağmalamışlar mıdır? Hayır.

Yoldan gelip geçene sataşmışlar mıdır? Hayır?

Polisle çatışmışlar mıdır? Hayır?

Molotof atıp belediye otobüsü yakmışlar mıdır? Hayır.

Rahmetli Laz İseyin Ustanın (Hüseyin usta, bizim köylü), Zahra bazarından söküp meydana taşıyarak yeniden gün yüzüne çıkardığı tarihi çeşmeye bir zarar vermişler midir? Hayır.

Polis dağılın deyince, karşı gelip direnmişler midir? Hayır. Polise taş atmışlar mıdır? Hayır, hayır, hayır.

Hal böyle iken, sayın savcı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na göre düzenleme komitesi ve MHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı hakkında soruşturma açmış, sayın hâkim de sayın savcının savlarını haklı bularak “SUÇLULARA” 1 yıl 6’şar ay hapis cezası vermiş, sonra da denetimli serbestlikten yararlandırarak cezalarını ertelemiştir.

Gençler sadece “Tekbir” getirip “İstiklal Marşı” okuyarak spontane bir yürüyüş yapmışlardır. Kötü, utanılacak, birine zarar verecek bir şey mi yapmışlardır? Hayır, ama 12 Eylül’den kalma bir kanuna göre akşam saatlerinde yürüyüş yapmak hapis cezası gerektiren bir suçtur.

Dikkatinizi çekmek istiyorum, bahsi geçen yer Şebinkarahisar. Şebinkarahisar’da kim yaparsa yapsın, bir toplantı veya yürüyüşün cezalık bir nitelik taşıması, eşyanın tabiatına ters ve bugüne kadar yapılmış bütün kanunların ruhuna aykırıdır.

MHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Veysel Cengiz’e ve Düzenleme Komitesi’nin üyesi ülkücü hemşerilerime (toplam 8 kişi) “geçmiş olsun” diyorum.

İstanbul ya da Ankara’da görev yapan bir sayın savcı, iş yoğunluğundan böyle bir soruşturma ve dava açmaya herhalde vakit bulamazdı. Veya Şırnak’ta, 100-150 metrelik yol boyunca hiçbir taşkınlık yapmadan yürüyen ve sonunda İstiklal Marşı okuyarak sessizce dağılan bir guruba, hiçbir savcının dava açacağını zannetmiyorum. Hatta ve hatta okunan İstiklal Marşı’na büyük bir memnuniyetle eşlik edeceklerini tahmin ediyorum. Sonuçta davayı açan sayın savcı ve kararı veren sayın hâkim, kanunların kendilerine yüklediği görevi büyük bir görev bilinci içinde yerine getirmişlerdir. Yüce mahkemenin kararına saygımız sonsuzdur, bütün sorumluluk bugüne kadar bu kanunu değiştirmeyen, demoklesin kılıcı gibi demokrasinin üzerinde sallandıran siyasetçilerdedir.

Karara dayanak olan Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 12 Eylül Darbe döneminde 6 Ekim 1983 tarihinde çıkarılmıştır. Derhal ama derhal ortadan kaldırılması, yok edilmesi gerekmektedir.

Anlaşılıyor ki, gerçekten demokratik bir ülke olabilmek için daha bir sürü çözüm sürecine, daha bir sürü açılıma, daha bir sürü anayasal ve yasal değişikliklere, yargı paketlerine, insan hak ve özgürlükleri bilincine falan ihtiyacımız var.

Ve bir kanun Kürtlere uygulanırken doğru, Ülkücülere uygulanırken yanlış olmaz. Yanlışsa eğer, hep birlikte bu yanlışı düzeltmek, memleketimizi daha özgür bir yer haline getirmek için mücadele etmeliyiz. Sadece kendimiz için değil, herkes için.

Çok merak ediyorum. Darbe döneminden kalma saçma sapan bir kanun yüzünden İlçe Başkanı ceza almış MHP, bu yasanın değiştirilmesi için, -dostlar alışverişte görsün kabilinden de olsa- bir kanun teklifi verebilecek mi? Yoksa bu işleri düzeltmek yine Ak Parti’ye mi kalacak?

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük