Atraksiyonu yapan CHP, kârlı çıkan PKK

16 Ağustos 2012 tarihinde www.gazete5.com ve www.sebinmedya.com sitelerinde yayınlanmıştır.

16 Ağustos 2012 tarihinde www.gazete5.com ve  www.sebinmedya.com sitelerinde yayınlanmıştır.

 

Yazmiim diyorum, şu CHP hakkında yazmiim, ama olmuyor. Sürekli atraksiyon peşindeler. Birbiriyle bütünlüğü olmayan bir sürü hamle yapıyorlar ve sonuç sürekli hüsran oluyor. Attıkları her taş, mutlaka kendi kafalarını yarıyor.

Kısa ve basit bir analiz yapalım:

PKK, bütün dünyaya ne diyordu? “Kürtlerin özgürlüğü için savaşıyorum.” Ulusunun özgürlüğü için savaşan bir kurtuluş ordusu olarak görülüyor ve hem Kürtler arasında hem de bütün dünyada meşruiyet kazanıyordu. Üstelik Devlet de, terör örgütüne haklılık kazandırmak için yanlış üzerine yanlış yapıyordu.

Hükümetin attığı adımlar sonucu, şu beğenmediğiniz açılım politikaları, anayasa değişiklikleri, Oslo görüşmeleri falan PKK’nın korkunç bir terör örgütü olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Öyle ya, Hükümet Kürt meselesini çözmek için açılım üstüne açılım yaparken, Anayasaları değiştirirken, hatta yeni bir anayasa yaparken, bunlar, ne yapacaklarını şaşırdılar. Sorunun çözüm aşamasına gelmesi, her şeyi altüst etti. İyot gibi açığa düştüler. Yalnızca eli kanlı bir terör örgütü oldukları ortaya çıktı. Son Şemdinli olayında, Şemdinli halkı da bunların ne mal olduğunu anladı ve operasyonu yapan güvenlik kuvvetlerine büyük destek verdi.

Örgütün imajı tamamen bozuldu. Bu imajın düzeltilmesi noktasında ise hiç beklemedikleri bir yerden kendilerine büyük destek geldi. Yüksek siyaset yaptığını zanneden CHP, atraksiyon üstüne atraksiyon yapmaya başladı; Önce koşa koşa Şemdinli’ye gittiler; bütün dünyaya “Şemdinli’de Devlet yok, PKK var demek için.” Sonra, Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırdılar, dikkatleri bombalamalardan, yol kesmelerden, karakol basmalardan uzaklaştırıp, siyasi tarafı öne çıkardılar.

Bu arada, Tunceli’de bir CHP milletvekili “PKK tarafından misafir edildi.” PKK’lılar tarafından sarılıp öpülerek uğurlanan vekil serbest bırakılınca dedi ki: “İki günlük dağ maceram bu akşam sona erdi. Örgüt bu eylemi siyasi propaganda olarak yaptığını söyledi. Bu eylemi yapan genç arkadaşlar bu ülkenin çocukları. Bu eylemle barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini söylediler.” Aynen bunları söyledi. Sanki, kendisini öperek uğurlayanlar, Foça’da, Kumrular’da, Anafartalar’da, Diyarbakır’da bomba patlatanlar, dersanelere, belediye otobüslerine molotof kokteyli atanlar, karakol basanlar, öğrertmen, asker kaymakam kaçıranlar, cami imamı kurşuyanlar değil de, dağlarda doğa yürüyüşü yapan spor kulübünün üyeleri.

Terör örgütü, Hüseyin Aygün’ü önce alıkoyup sonra serbest bırakarak “siyasi propaganda” amacına tam olarak ulaştı mı? Evet. Peki, Hüseyin Aygün’ün söyledikleri terör örgütünü barış isteyen, masum çocuklar olarak gösterdi mi? Yine evet.
CHP’nin Şemdinli’ye heyet göndermesi ve Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırması, PKK’yı terör örgütü olmaktan çıkarıp, Şemdinli’de bağımsızlık savaşı veren, siyasi bir örgüt konumuna taşıdı mı? Yine evet.

Peki CHP’nin bu saçma sapan hamlelerden bir siyasi kazancı oldu mu? 
E söyleyin bakalım, elinizin altında böyle bir cevher olsa, siz olsanız yazmaz mısınız?

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük