mesele şampiyon olmak değil yeğen, mesele tertemiz olmak

4 Temmuz 2012 tarihinde www.sebinmedya.com'da yayınlanmıştır.

4 Temmuz 2012 tarihinde www.sebinmedya.com 'da yayınlanmıştır.

 

- 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin önlenmesine dair kanun değiştirilerek, şike ve teşvik primine verilen cezalar düşürüldü.

- TFF Disiplin Yönetmeliği'nin Şike ve Teşvik suçlarından küme düşürmeyi düzenleyen 58. Maddesinin değiştirilmesi için TFF Genel Kurulu toplandı, ancak değişiklik delegelerin oyları ile reddedildi.

- 58. Madde değişikliğinin delegelerce reddedilmesi üzerine, TFF yönetimi Antalya'da başka bir toplantı yaparak 58. Maddeyi değiştirdi ve şike ve teşvik nedeniyle küme düşmeyi kaldırdı.

- Bütün bunlar olurken, defalarca UEFA ile ilişki kurularak onayları alınmaya, değişikliklere razı edilmeye çalışıldı.

 

Bilmem kimden, bilmem kime kadar, büyüklü küçüklü bir sürü adam, 1 yıldır, şike ve teşvik cezalarının düşürülmesine, UEFA'dan Türkiye'ye ceza gelmemesine uğraşıyor.

 

SORU ŞU: ŞİKE VE TEŞVİK YOKTU DA, NE DİYE 1 YILDIR OLMAYAN ŞEYİ KAPATMAYA, CEZASINI AZALTMAYA UĞRAŞIYORSUNUZ?

 

PFDK, bütün alavere-daleverelere rağmen Fenerbahçeli yöneticilere ve bazı futbol adamlarına şike ve teşvikten ceza verdi.

Tahkim bu cezaları onayladı.

Adli yargılamada ise, Fenerbahçe'nin 4 Maçta Şike yaptığı, 3 maçta teşvik verdiği hüküm altına alındı.

 

Bu işte bi bokluk olduğu, kabak gibi ortada.

 

Mahkeme'ye göre "Aziz Yıldırım ve çetesi" müsabaka sonuçlarını etkilemek için şike yapmış, teşvik vermiş. Bunun artık, lamı cimi, Yargıtay'ı, AİHM'si kalmadı.

Hala, koca koca adamlar çıkıp, bir sürü bahane üretiyorlar. Yüzleri sanki camış derisinden, utanma yok, sıkılma yok, şike ve teşviki savunuyorlar.

 

Bırakın Türk futbolunu falan, en büyük darbeyi, toplumsal ahlakımıza vuruyorlar. Haksızlığı meşrulaştırıyorlar, yolsuzluğu, hukuksuzluğu, hırsızlığı olağanlaştırıyorlar. Doğruluk, dürüstlük, rekabet, sporcunun ahlaklısı, centilmence yarışma, hakkıyla kazama, galibiyeti hak etme, başkasına haksızlık etmeme, mazlumun yanında olma gibi hasletlerimizi yok ediyorlar.

 

- Baba, bizim takıma şike ile şampiyon oldu diyorlar...

- Desinler oğlum, bizim paramız vardı, şike yaptık, onların parası yoktu yapamadılar.

- Peki baba, şike kötü bir şey değil mi?

- Yok oğlum, hiç kötü olur mu, bak, sonunda şampiyon olduk. Hem, maçlar her zaman sahada kazanılmaz, esas saha dışında kazanılır.

- Baba, baba, mahalle maçımız var, biraz para versene, karşı takımın kalecisine uzaktan kumandalı mini kuupır alacağım, çektiğim her şutu içeri alacak...

 

Böyle yetiştirdiğiniz bir çocuktan ne anasına-babasına, ne devletine-milletine hayır gelir. Böyle yetiştirdiğiniz çocuk, okulda kopya çeker, markette hırsızlık yapar,

Böyle yetiştirdiğiniz bir çocuk, büyüyünce, her türlü yolsuzluk ve pisliğin içinde olur.

 

Bu şike meselesini kapatmaya çalışanlar, işte toplumumuza bunu yaptılar. Ahlaksızlığı olağan hale getirdiler, gücü olanın, parası olanın her şeyi yapmaya hakkı olduğunu gösterdiler.

 

Mesele azizlen fener meselesi falan değil, mesele kimin şampiyon olduğu meselesi, futbol meselesi de değil, esas mesele yok ettiğiniz toplumsal adalet duygusu.

 

Bu topluma, bundan daha büyük bir kötülüğü, en son kim, ne zaman yapmıştı, bileniniz var mı?

 

 
 

 

 
  Siyasetçinin El Kitabı   |   Önsöz   |   İçindekiler   |   Basında Kitabımız   |   İsteme Formu   |   Görüşlerim   |   Görüş ve Önerileriniz   |   İletişim

 
 Facebook Sayfası  Twitter Sayfası © 2012 Siyasetçinin El Kitabı - Yüksel Bölük